Otomotiv üretimi, değişken ve çok çeşitli olabilen güç aktarma organı karmalarına uyum sağlamalıdır

ABB Robotik sponsorluğunda ve Ultima Media'nın otomotiv istihbarat birimi tarafından kaleme alınan 2035 Küresel Güç Aktarma Sistemleri Tahmin Raporu olan Gelecek için Esneklik 'e göre, otomobil üreticileri önümüzdeki on yılda kaliteyi ve karlılığı korumak istiyorlar ise, üretim ve lojistik altyapılarında daha esnek ve kolaboratif bir yaklaşım benimsemeliler.

Düzenlemelerde ve tüketici tutumlarında büyük bölgesel farklılıklar ile birlikte iklim değişikliğini hafifletmeye yönelik iddialı hedeflerle karşı karşıya kalan üreticiler, bu taleplere hidrojen yakıt hücreleri gibi gelişen teknolojiler, benzinli ve dizelden hibrit ve akülü elektrikliye kadar karmaşık bir güç aktarma organı karışımını barındıran platformlar ve üretim tesisleri geliştirerek yanıt veriyor.

Bu değişkenlik, fabrika duvarlarının çok ötesine, küresel lojistik ve tedarik zincirleri boyunca uzanan yeni bir karmaşıklık düzeyi getiriyor. Geleneksel ICE (içten yanmalı motor) güç aktarma organları EV halefleriyle çok az şey paylaştığından, desteklenmesi gereken çok çeşitli komponent ve süreçler hızla yönetilemez hale gelebilir. Buna ek olarak, piyasa koşullarının, devlet teşviklerinin, mevzuatın ve hatta temel alınan teknolojinin kendisinin değişebilme hızı, üreticilerin bu belirsizliğe yanıt verebilmek için üretim tesislerinde daha da fazla esneklik sağlamaları gerektiği anlamına gelir.

Bugün yayınlanan rapor, üreticilerin bu çeşitliliği yönetebilmeleri için gereken esneklikleri sağlayabilmelerinin ancak daha fazla dijitalleşme ve otomasyona yönelmeleriyele mümkün olduğunu öne sürüyor.

ABB Robotik Otomotiv İş Kolu Genel Müdürü Joerg Reger, "Üreticiler, artık geleneksel uzun hat üretim mimarilerinden, maliyetli üretim duruşlarına maruz kalmadan tek tek değiştirebilecekleri hücrelerden oluşan özel modüler yapılara geçiş yapıyorlar. Bu sıfır kayıplı üretim değişiklikleri, OEM'lerin talepler değiştikçe hücreler ekleyerek veya yeniden dağıtarak montaj sürecinin önemli parçalarını gelen taleplere göre şekillendirebilmelerine ve ölçeklendirebilmelerine olanak tanıyor. Süreçlere esneklik kazandırarak, yalnızca bu artan karmaşıklığı yönetebilmeyi değil, aynı zamanda onu bir fırsata dönüştürmek için de bu araçları kullanıyoruz.” dedi.

Rapora göre, OEM'lerin malzemeleri esnek bir şekilde taşıyabilmek için Otonom Mobil Robotlara (AMR'ler) giderek daha fazla güvenmesi, bu hem esnekliği destekleyen en önemli teknolojilerden biri, hem de tesislerde artık daha özerk lojistik ve malzeme taşımaya geçiş sürecidir.

Tesisin bir "dijital ikizi" oluşturularak, değişiklikler önceden incelenip optimize edilebilir ve bir hücrenin tasarımı sanal alanda mükemmelleştirildiğinde, dünyanın herhangi bir yerinde tam olarak doğrulanmış bir ünite olarak hızlıca hizmete sunulabilir. Hücresel üretim aynı zamanda robotların yeniden konuşlandırılmasına veya "kaldırma ve değiştirme" süreciyle yüksek talep gören alanlara taşınmasına olanak tanır; bu artık bir varlığın ömrünü orijinal amacının ötesine uzatabileceği anlamına gelir.

Bu girişimlerin başarısının anahtarı, bir üretici ile otomasyon ortağı arasında daha yakın işbirliğine duyulan ihtiyaçtır. Rapor, pek çok OEM ve Tier-1 tedarikçinin karşılaştığı zorluğun, uzmanlıklarının belirli ürün teknolojileri ve üretim süreçlerinde yoğunlaşma eğiliminde olduğunun altını çiziyor. Bu nedenle, çözümleri hızlı bir şekilde geliştirmenin en iyi yolu, uygun bir dış ortakla işbirliği yapmaktır. Tedarikçinin süreç uzmanlığını bir dış şirketin otomasyon uzmanlığıyla birleştirmesi, ürünlerin yalnızca "üretim için tasarlandığı" değil, aynı zamanda "otomasyon için tasarlandığı" otomasyon çözümlerinin birlikte oluşturulmasını sağlayabilir.

Bu, son trimleme ve montaj süreçlerinde robotik kullanımındaki artış veya üretimi yavaşlatabilecek emek yoğun süreçlere olan ihtiyacı ortadan kaldıran ABB PixelPaint gibi yeni teknolojilerin kanıtladığı gibi, otomasyonun üretim süreclerine daha fazla nüfuz etmesine yol açabilir.  

Ancak raporun belirttiği gibi, esnek otomasyona ulaşmak yalnızca robotları edinmekle ilgili bir mesele değildir; belirsiz ve hızla değişen bir ortamda üretim verimliliğinin nasıl en üst düzeye çıkarılacağına dair tamamen yeni bir bakış açısı gerektirir.

Raporu buradan indirilebilirsiniz.

ABB (ABBN: SIX Swiss Ex), daha üretken ve sürdürülebilir bir gelecek için toplumun ve endüstrinin dönüşümüne enerji veren öncü bir küresel teknoloji şirketidir. Elektrifikasyon, robotik, otomasyon ve hareket portföyünü birbirine bağlayan yazılım ile ABB, performansını yeni seviyelere taşımak için teknolojinin sınırlarını zorlamaya devam ediyor. ABB'nin başarısını 130 yıla uzanan mükemmeliyet geleneği ile bugün 100'den fazla ülkedeki yaklaşık 105.000 çalışanı sürdürüyor. www.abb.com

ABB Robotik ve İmalat Otomasyonu, robotik, makine otomasyonu ve dijital hizmetlerde bir öncü olarak otomotivden elektroniğe ve lojistiğe kadar çok çeşitli endüstriler için yenilikçi çözümler sunar. Dünyanın önde gelen robotik ve makine otomasyon tedarikçilerinden biri olarak 500.000'den fazla robot çözümü sağlamıştır. Her ölçekteki müşterilerimizin üretkenliği, esnekliği, sadeliği ve çıktı kalitesini artırmasına yardımcı oluyoruz. Geleceğin bağlantılı ve kolaboratif fabrikasına geçişlerini destekliyoruz. ABB Robotik & İmalat Otomasyonu, 53'ten fazla ülkede 100'den fazla lokasyonda 11.000'den fazla kişiyi istihdam etmektedir. www.abb.com/robotics

Bağlantılar

Bize ulaşın

İndirmeler

Bu makaleyi paylaş

Facebook LinkedIn Twitter WhatsApp